Yeni yıla girerken, hepimizin
umudu, mutlu Türkiye, mutlu bireyler için dileklerin
kabulündedir. İZCİLİK GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ izcilik konseyi
başkanı olarak üyelerimizin olduğu kadar tüm izcilerin
yeni yılını kutlar daha başarılı yaşam dileklerimi iletirim.
2006 yılının Türkiye’ deki İzciliğin sorunlarının aşılmasında
iyi niyetle çalışmaların ve işbirliğinin geliştirilmesi
için yeni bir başlangıç olmasını beklemekteyim. Bu arada
yeni bir gelişmeden bahsetmemiz gerekmektedir. GSGM den
duyurulduğuna göre İzcilik Teşkilatı’nın özerk bir yapıya
kavuşturulması için Danışma Kurulu’ndan karar çıkarılmıştır.Temelde
bu iyi bir haber olması gerekirken, durumun ilk bakışta
görüldüğü kadar sevindirici olmadığı gerçeği ile karşı
karşıyayız. Buna da sebep GSGM’nün İzciliği yanlış algılamasındandır.
1989 tarihli Kanun Hükmündeki Kararname ile ve onu pekiştiren
1991 tarih ve 3703 sayılı kanun izciliği SPOR kavramının
dışında ve sadece Okullar dışındaki uygulamalarının bu
Genel Müdürlüğün yönetimine terk etmiştir. İlgili Genel
Müdürlük bu kanun hükümlerine aykırı olarak izciliği
bir spor dalı imiş gibi karar almakta ve her türlü kararlarını
sporla ilgili olarak çıkarılmış bulunan yönetmelik ve
yönergelere dayandırmaktadır. Bu durum hep izciliğin
aleyhinde olmuştur. İzcilik Federasyonu’na Oryantiring
Sporunun ayrı bir dal olarak eklenmesi gibi.
Evet İzcilik
için Özerk yapı istemleri ta 1955 li yıllarda Türkiye
İzciler Birliği’nin kuruluşundan itibaren her
fırsatta tekrarlanmış ve izciliğimiz için adeta bir daimi
beklenti olmuştur. Düşüncem odur ki belki de GSGM nün
bu kararı bu beklentinin gerçekleşmesi bakımından hayırlı
bir iş olacaktır. Ama bu işin şartları vardır.
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair5105 sayılı ve 4.3.2004 tarihli Kanunda Özerk olan
federasyonlar; organları genel kurulu tarafından seçimle
göreve gelen, her türlü kararlarını kendi organları içerisinde
alan, bütçesi genel kurul tarafından onaylanan ve ibra
edilen federasyonlardır.
Özerklikte aşağıdaki kriterler göz önünde bulundurulur:
a) Faal sporcu sayısı.
b) Faal kulüp sayısı.
c) Spor dalının ülkemiz veya dünyadaki yaygınlığı ve
gelişme potansiyeli.
d) Gelirlerinin giderlerini karşılayabilme yeterliliği.
e) Spor dalının olimpik olup olmadığı denmektedir.
Bu şartlara baktığımızda, İzcilik Federasyonu’na Özerklik verilmesinin kararı
niye alınmıştır sorusu gündeme gelmektedir. Bildiğimiz kadarı ile Dünya İzcilik
Teşkilatı son on beş yıldır GSGM yönetimindeki İzciliğin Statüsünden mutlu
olmadığı için ve defalarla, ilgili kuruluşun Türkiye’ye yapılan tüm ziyaretlerinde
istenen şartların yerine getirilmediğini görünce Federasyona Şubat 2006 tarihine
kadar Özerk bir İzcilik Teşkilatı gerçekleştirilmesi için yazı göndermiştir.
Yazı diyorum ama aslında Ültimatom da denebilir. GSGM nün İzcilik için Özerklik
Kararının alınması bundandır.
Şimdi İzcilik Federasyonuna düşen görev, Türk İzciliğinin taa 1914’ler den
beri kendine özgü yapısı, gelenekleri, kazanımları, ve mazisini dikkate alarak
Tüm İzcilik Kuruluşları ile ( MEB İzcilik Teşkilatı ) da dahil, ilgili eski
Genel Müdürler, İzcilik Dernekleri ve gönüllü olarak bir çoğunun İzcilik için
hayatlarının en verimli zamanlarını vermiş bulunan izci liderlerini bir araya
getirip Türk İzciliği için bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmektir.
Daha geçen yıl Federasyon iş başı yaparken Başkanına bir çok derneğin katıldığı
ve izci liderlerinin hazır bulunduğu bir toplantıda aynı yardım ve işbirliği
teklifleri yapılmıştı. Ancak bu teklifler yeni yönetim tarafından dikkate alınmamıştı.
Bu davranışın sonuçları federasyonun sonraki uygulamalarının bir yıl boyunca
yerinde saymaları sonucunu doğurmuştur. Bu bakımdan Özerklik konusunda olması
gereken işbirliği olanaklarının hiç vakit geçirmeden ele alınması Türkiye’deki
İzciliğin geleceği bakımından çok önemlidir.
Federasyonun bildiğimiz tutumunda direnmesi ise elde edilecek “özerklik” Uluslar
arası İzcilik Teşkilatı kurallarının dışında kalacaktır. Bu durumda on beş
yıldır sürdürdüğümüz ‘’Erkek İzcilik ve Kız İzcilik Teşkilatı Federasyonu’’
mavalı gibi yeni bir yapay Özerklik mavalı mı söylenmeğe başlanacaktır.
Önerimizi bir daha ve açıkça tekrarlayalım; Özerklik için, 1968 yönetmeliğinde
olduğu gibi, Dünya İzcilik normlarına uygun Genel Kurula gidelim. İzciliğe
yakışır bir davranış gösterelim. İzciliğimizi sağlam temellere oturtalım.
Bilmem hatırlatmak gerekir mi:
İzci Fikir söz ve Hareketlerinde açık ve dürüsttür.
İzci Bütün İzcilerin Kardeşidir.
‘’Kendimi bedence sağlam fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için’’ diye
ant içenlere hatırlatılır.
Selahattin Soysal
İZCİLİK GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ
İZCİLİK KONSEYİ BAŞKANI
|