DEPREMLE
YAŞAMAYI ÖĞRENMEK
Anadolu, bin yıllardır depremlerle sallanıyor. İç Anadolu'da gördüğümüz yüzlerce
yerleşim yığıntısı "Höyük", güneydeki denize inmiş batık kentler hep
bu doğa olayının sonucu.
"Ben depremin ne zaman olacağını biliyorum" diyenlere inanıp en ufak
sarsıntıda kendimizi camdan atmak yerine, ilk titremeyi hissettiğimizde daha
önceden karar verdiğimiz eylem planını uygulamak yaşamımızı kurtarabilir.
Unutmayın. İnsanları öldüren deprem değil, kötü yapılmış binalardır. O yüzden
standartlara uygun, yönetmeliklerde belirlenmiş 9 R üzeri şiddete bile dayanıklı
bir binada oturuyorsanız, belki de yapmanız gereken tek şey kafanıza düşebilecek
objelerden korunmaktır.
Bu yazıda, depremden korunma ile ilgili verilen bilgiler, Adana ve Marmara depremleri
öncesi, tatbikat amacıyla yıktırılan binalarda nerelerin güvenli olduğunu gösteren
manken denekleri ve gene söz konusu depremlerle Yunanistan ve Tayvan depremlerinde
sağ kurtulan, kurtarılan insanların bulundukları pozisyonlardan derlenmiştir.
Nasıl ki, birey ve kurum bazında yaşamımızın büyük bölümünü geçirdiğimiz ev
ve iş yerlerimizde yangına karşı eylem planımız varsa veya olmalıysa, depreme
karşı da olmalıdır.
Sonuç olarak depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. İnsanları öldüren deprem değil,
insanların yaptığı binalar ve alınabilecek tedbirleri önceden almamalarıdır.