İzcilik
  Gönüllüler
   Yönetim
   İletişim
   Üyelerden Haberler
   Medya' da Gönüllüler
   Alışveriş
   Yardım Sandığı
   Bize Ulaşın
   Dokümanlar
Ok aslında kime saplandı

Sevgili arkadaşlarım,

Öncelikle, bugün hayatta kalma mücadelesi veren küçük kardeşim Serhat'a acil şifalar diliyor, ailesi, liderleri ve tüm izcilik camiasına sabır ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her ne kadar 25 senelik emeğime rağmen, " LİSANS" lı olmadığım için camiadan sayılmıyor olsamda Serhat benimde izcimdir. En az kendi lideri kadar üzgünüm.

Tecrübeli tüm arkadaşlarım bilirler ki, her izci kampında dikkatsizlik sonucu birtakım kazalar yaşanabilir. Liderin sorumluluğu riski en aza indirmek ve tedbiri elden bırakmamaktır.

İzciliğin amacı, bu gün yaşananlar gibi "çok iyi yaz kampçısı" ya da "kış kampçısı" yetiştirmek değildir. Çocukları izciliğin içinde tutabilmek için oltanın ucuna taktığımız "kamp" yemini her dakika suya sallamanın ve izciliğin "tek" metodu gibi yorumlamanın çok fazla sonuca dönük getirisi yoktur.

İzcilik literatürüne son dönemde giren ve "aday izci kampı" çarpıklığının sonucu olan "kafaya ok saplanma" hadisesi, üzerinde durulması gereken bir konudur.

Ülkemizde izcilik yapmak isteyen çocuklar ve gençler Federasyon Başkanı olan büyüklerinin aşağıdaki tecrübe ve becerilerine sahip olamayabilirler. Treking, rafting, kanyoning, oryantiring, dağcılık, atıcılık, dalgıçlık, mağaracılık v.b. gibi özel beceri gerektiren doğa sporlarının tamamını yada bazılarını bilmeyebilirler. İzcilik yapmak isterlerken bile bu dallardan haz almayabilirler. Bırakın çocukları, liderler bile bu durumda olabilirler.

Başkanın dediği ve inandığı gibi "en zor şartlara hazır izci liderlerini yetiştireceğiz" iddiası ile, yolu, izi olmayan yerlerde yapılmaya çalışılan lider seminer/kurs' larını dikkatlerinize sunmak istiyorum. Ne eğitim verilir neler anlatılır bu seminerlerde bilmem. Soruyorum sizlere; çok özel örnekler dışında izcilikten aldığınız eğitim ve tecrübeleri saymazsak nedir
bu "en zor şartlar" kavramı. 25 yıllık emeğimin yaklaşık 20 senesini izci kamplarında liderlik yaparak geçirmiş bir kardeşiniz olarak, karşıma çıkan en zor şarta bile sağduyulu ve izcice aldığım eğitimler sayesinde çok şükür kayda değer bir kaza yaşamadım.

Her neyse, konuyu fazla dallandırmadan dikkatlerinizi bir yöne çekmeye çalışacağım.

Ülkemiz izciliğinin belini kıran kulüpleşme sürecinin hemen arkasından ve bunun doğal sonucu olarak gündeme gelen "lisans" kavramına inanmayan onlarca tecrübeli lider kardeşimiz oyunun dışına itilmiş durumdadır. İzcice yaptıkları her türlü etkinlikte ve bilhassa arazide nasıl davranılması gerektiğini bilen onlarca gerçek izci liderleri yaşananları hayretle izlemektedirler. Özellikle "lisanslı lider" sürecinde liderlikle tanışan
genç kardeşlerim yazdıklarıma alınmasınlar. Çünkü onlar bizleri tanımıyorlar. Zaten tanımalarına da izin verilmiyor.

Kısa bir zaman önce, bir üst paragrafta belirtiğim niteliklere sahip ama " lisanslı" olmayı kabul etmeyen bir gurup izcilik gönüllüsü lider arkdaşımız, 150 kadar izcileri ile Manisa-Spil dağında bir kış kampıyaptılar. İzcice bir gözlükle baktığınızda gerçekten zor şartlarda yapılmış bir kamp olduğu bilinmektedir. Amaçları sadece izci kampı yapmak olan bu
kardeşlerimizin başına gelenler çarpıtılarak basına yansımış, daha sonra yayılan haberlerin asparagas olduğu kanıtlanmış ve gerçekler açığa çıkmıştır.

Amaçları sadece izcilik yapmak olan bu Türk vatandaşı kardeşlerimize, Türkiye'de yapılan izcilikten sorumlu zat, "bizden değiller" diyerek sırt çevirmiş ve sahip çıkmamıştır. Federasyonun yetki vermediği, yani lider lisansı olmayan kişilerin gözetiminde yapılan kampların, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini basına açıklayarak, açıkça ailelere göz dağı veren sayın başkan, konu ile ilgili inceleme başlattıklarını da kamuoyuna duyurmuşlardır.

Yukarıdaki örneği pekiştirmesi açısından ve hatıralarınızı tazelemek için Spil Dağın'da yaşananlar ve sayın başkanın basın açıklamalarını içeren bilgiyi ek dosyada bulacaksınız. Koyu harflerle yazılı kısımları lütfen dikkatlice okuyunuz.

Bazı sözleri sarfederken dikkatli olmak ve çok , ama çok düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Defalarca geri dönüp düşünmek varken, Türk izciliğinin 94 yıllık geçmişine dinamit koyanların, birgün o dinamitin ellerinde patlayabileceğini hesap etmeleri gerekirdi. Bu gün, küçük Serhat'ın kafasına saplanan ok, Türk izciliğinin getirilmeye çalışıldığı konum nedeniyle aslında her gün bize de saplanıyor.

Sevgili Serhat kardeşim bu yazdıklarımı okusa bile anlamayacaktır. O, Türk izciliğinde yaşananların bir özeti olması nedeniyle önemli bir olayın kahramanıdır. O herhangi bir izci kampında yaşanabilecek ve "görünmez" tabir ettiğimiz bir kazanın kurbanıdır. Bu kazada bir kasıtın olmadığı zaten herkesce bilinmektedir. Dikkatsizliğin sorumlusu elbet Spil'de olduğu gibi başlatılacak bir inceleme ile sonuçlandırılır. Başkan kendinden olmayanları
inceletmek konusunda oldukça becerikli ve heveslidir. Bakalım kendini nasıl incelettirecek hepbirlikte göreceğiz.

Saygılarımla,
Hakan Acar