İzcilik
  Gönüllüler
   Yönetim
   İletişim
   Üyelerden Haberler
   Medya' da Gönüllüler
   Alışveriş
   Yardım Sandığı
   Bize Ulaşın
   Dokümanlar
Son bir yıl...

Sevgili Arkadaşlar,

Son bir yıllık gelişmelerle ilgili olarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Hepinizin bildiği gibi 1yıl önce Fed. Bşk. değişti ve eski arkadaşımız Sn. Hasan SUBAŞI yeni başkan seçildi. Bu arada neler değişti bir değerlendirelim

 

- Bir defa herşeyden önce seçim demokratik değildi. Hiçbir izci başta Hasan’ın kendisi bu seçimde oy kullanamadı. Delegelere Genel Müdürlükten nasıl talimat verildiği herkesin dilinde olan bir durum. Eski başkan bizleri dinleyeceğine tutup bir 4 yıl daha tüm ipleri elinde tutacağı bir sistemi kalıcı kılmasa idi, kendisi de bu duruma düşmezdi. Senelerce Hasan konusunda bizleri dinlememek ve sadece siyasi görüşleri aynı tarafta diye herkese karşı arka tutmakla hata yaptığını şimdi kabul etmesinin maalesef kimseye bir faydası yok. Tabii ki Hasan yıllarca bu sisteme hizmet etmiş bir kişi olarak sistem de kalmalı ve korunmalı, ben de başkan olsam bunu yapardım. Ama el insaf Fed. Bşk. olma konusunda zurnanın kaçıncı deliği olmalı idi, bunu da yıllarca sistem üzerinde konuştuklarımıza çok bilmişlikten burun kıvıran büyüklerimiz ve arkadaşlarımız cevaplasın istiyorum.

- İstanbul temsilciliğini inatla bırakmayan bir lidere yıllarca önce söylediğimi burada tekrarlamak istiyorum “Gönüllü teşkilatlarda mevkiler insanların gönlünde size verilmediği sürece orada avare avare etrafa bakmak durumunda kalırsınız”. İnsanların sizi saymaması kadar kötü bir ceza olamaz. Bir Fed. Bşk.ı düşünün sistemde söz ve ağırlık sahibi hiç kimse tarafından kaale alınmıyor. E bu başkanlık mıdır Allah aşkına. Neymiş efendim genel müdürlük siyasi gerekçelerle bir tercihte bulunmuş. E peki siyasi iktidar değişirse ne olacak. Bunu kimse düşünmüyor. Kaybeden kim? İzcilik. Hasan’ın iyi bir insan olup izcilik için çabalaması bu durumu maalesef değiştirmiyor.

- Yine asbaşkanlık konusu ayrı bir facia. Asbaşkan İstanbul Belediyesinde görev yapmış bir arkadaşımız olarak siyasi tercihle Fed. Yönetimine hakim olabiliyor. Ben kendi adıma Halil arkadaşımızın bünyemizdeki arkadaşlarımızın büyük çoğunluğundan daha düzgün, çalışkan birisi olduğunu şahsen bilen,tanık olan birisiyim. Ama yine de siyasi bir tercihle gökten zembille Fed. Yönetimine gelmesini ve bu ölçüde söz sahibi olmasını kurumsallık açısından maalesef kabul edemiyorum.

- İzcilik gönüllü bir faaliyet ve kimseye maaş ödenmiyor. Daha önceki Başkan döneminde de söylemiş idim. Kendilerine “İzcilik olmazsa hayatta ne işe yararsın?” diye sorulduğunda verecek cevabı olmayan insanlar, sadece ve sadece profesyonel memur olarak görev alabilirler sistemde, Genel Sekreter ve diğer memurlar gibi. Şimdi şu anda İzciliğin çeşitli kademelerinde görev alan insanlara ailelerinin geçimlerini nasıl sağladıklarını ve hayatta İzcilik dışında ne işe yaradıklarını İzcilik kamuoyuna açıklamaları çağrısında bulunuyorum. Çalmadıklarını tabii ki biliyorum. Ama yöneticilik görevleri örtülü maaşlarla sürdürülemez. Çünkü bunlar kayıtlı işler değil. Maaşlı kişiler tüm dünyada olduğu gibi sekreterya hizmetleri ile yetkileri sınırlı kişiler olmak durumundadır. Yani biz gönüllülerce verilen talimatları yerine getirecekler veya talimat vermek istiyorlarsa bizler gibi 5 kuruş para almadan gönüllü olacaklardır.

- Görevler ve temsil yetkiler ehil kişilerde olmak durumundadır. Şimdi size sorarım. Türkiye’yi uluslararası camiada temsil etmek Hasan’ın yardımcısının tez hocası diye 2-3 yıl önce branş kursunu katılmış bir Prof. a mı kaldı. 90 yıllık kurumu dünya konf.da temsil edecek adam mı yoktu yani. Tabii ki yoktu. Sorarsan da bu siyasi tercih değil imiş. Beyler bakın: gün olur devran döner. Bu yaptıklarınız kadar saygı görür ve anılırsınız. Sonra da şu anda sevgili Kurak’ın yaptığı gibi iş işten geçtikten sonra “haklı imişsin” dersiniz, ama iş işten de geçmiş olur gerçekten.

- Özerleşme yolunda alınan yolu takdir etmek gerekir. Ayrıca çıkan “Ana Statü”nünde ana hatları ile güzel olduğunu düşünüyorum. Tabii ki her çalışmada olabileceği gibi eksiklikleri var ve düzeltilebilir. Ama buradaki süreçlerin paylaşılmamasını da uygun bulmadığımı mı ifade etmek zorundayım. Sadece ilk günlerde Hasan ve Halil arkadaşlarımıza söylediğimi hatırlatma ihtiyacı duyuyorum. “Bu özerkleşme sürecinde o gün gelince oy kullanacak kişileri ve kurumları şimdiden kendimize göre ayarlamış olmamak gerekir.”. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek seçimler de kimler oy kullanacak bu gözle bakıldığında verdiğiniz izlenimin temiz olduğuna emin misniz arkadaşlar.

- İzciliğe tesis kazandırılması çok güzel, bu başarıları da kutlamak istiyorum. Sadece şunun cevabını merak ediyorum. Bu tahsislerin ne kadarı izcilik kurumuna ne kadarı paralel siyasi görüşeki arkadaşlara yapıldı. Yani eğer Fed. Bşk. değişir ve örneğin aşırı sol görüşlü birileri Bşk. olursa bu tesislerin kaç tanesi İzcilik Kurumu’na bakii kalacak. Bunun cevabına göre şükran duygularım daha da gelişecek.

- İst. Belediyesin’den transfer edilen imkanlar tabii ki çok hoş. Ama bu kadar imkan İzciliğin hangi temel ihtiyacına transfer ediliyor. Arkadaşlar İzcilik Tekniği’nin hiç bir yerinde “Aday İzci Kampı” diye bir kavram yoktur ve olamaz da zaten. Geçen sene yapılan kamplardan kaç tane kalıcı İzci kazanıldığı değerlendirildi mi? Bu kadar kaynak aktarımının Milli Prodüktivite açısından değerlendirilmesi yapıldı mı? Harcanan bu kadar para’dan İzcilik ne sağladı????? İzciliğin ne olduğunu gerçekten bilen kaç kişi var orada? Tekrar söylüyorum İzcilik Tekniği’nin hiç bir yerinde “Aday İzci Kampı” diye bir şey yoktur,yoktur-yoktur. Okullardan toplama çocuklara belediyenin verdiği üniformaları giydirerek yapılan Çanakale Yürüyüşleri de İzcilik Programı’n da yerli yerine oturmamaktadır. Bunlar İzciliği sevdirici güzel ve iyi niyetli aktiviteler olabilir ve yararı da görülebilir. Ama yapılacak işler sıralamasında sonlarda yer alır. Belki oluşturulmasında yarar gödüğüm halkla ilişkiler biriminin çalışmaları arasında yer alabilir ama İzcilik çalışmaları gerçek izcilerce yapılır, kaynaklar bu çalışmalara aktarılsa daha doğru bir iş olur. Örneğin ünite kamplarının desteklenmesi gibi.

- Bunlara cevap vermek isteyenler olabilir. Bunun öncelikle aynı yaklaşımın abuk subuk yorumlarda bulunan bazı sayfaların cevap hakkını herkese verdiğini isbatlaması gerekir. O durumda bu yazılara cevap hakkı ad verilecektir.

Sevgilerimle,
Birol KARAKUŞ